Finansal Fairplay

Finansal Fair Play, en basit tanımıyla kulüplerin gelir-gider kalemlerinin eşit olması demektir. Futbol endüstrisinin akla hayale gelmez boyutlara ulaşmasıyla, kulüplerin gelir gider tabloları olumsuz yönde seyretmeye başlamıştır. Kulüplerin artan gelirlerini verimli kullanamamaları, mali açıdan adeta enkaz haline gelmiş kulüpler meydana getirmiştir. Durumun vahametini gören UEFA, bir dizi önlem almıştır. Bunların en önemlisi de 2012-2013 sezonunda uygulamaya
konulan Finansal Fair Play’ dir. FFP, ilkin 2010 yılında kabul edildi ancak tam manasıyla 12-13 sezonundan itibaren uygulanmaya başlandı. Uygulamanın temel hedefi ise, kulüpleri mali açıdan disipline etmek. İşleyişe bakacak olursak, kulüplerin mali yapıları üçer yıllık periyotlarla inceleniyor. Bu inceleme sonucunda geçer not alan kulüpler, eğer ulusal liglerinde de gerekli sıralamayı elde etmişlerse UEFA turnuvalarına katılabiliyor.

İnceleme sonucunda, FFP kriterlerine uymadığı tespit edilen kulüpler ise bir birtakım yaptırımlarla karşı karşıya
kalmaktadır. Bunlar ise uyarı, kınama, puan düşürme, UEFA gelirlerine el konulması, UEFA organizasyonlarında kadro kısıtlaması ve Avrupa kupalarından men cezası olarak sıralanabilir. Türk takımlarımızdan Galatasaray, Beşiktaş, Bursaspor, Gaziantepspor ve Kardemir Karabükspor FFP kriterlerine uymadığı gerekçesiyle Avrupa kupalarından men cezasıyla karşı karşıya kalmıştı.

Örneğin Beşiktaş, UEFA ile 2015 yılında yaptığı FFP anlaşmasının son sezonuna girdi. Sezon sonunda temsilcimizin durumu incelenecek ve karar verilecek. Yine Trabzonspor da 2016 yılında anlaşma yoluna gitmişti. Ancak kulübün kriterleri tam yerine getirmemesi nedeniyle Avrupa’ya bildirdiği futbolcu sayısında kısıtlamaya gidildi.



Mevcut tablo içinde belki de en sıkıntılı yapıya sahip ekibimiz ise Galatasaray olarak görünüyor. Yine oyuncu sayısında kısıtlaması olan takımımız, aynı zamanda maddi olarak da “sattığın kadar al” kıskacında. Alacağı bir oyuncu için, mevcut transfer döneminde en az alacağı oyuncunun değerinde gelir elde etmiş olmak zorunda. Burada da alt yapının önemi bir kez daha yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor. Peki, o kadar FFP dedik, işleyişinden bahsettik, kulüplerimiz açısından meydana gelen durumlardan bahsettik. Ancak FFP’ nin uygulanma amacı ne? Eğer gelir-gider dengesi ise örneğin Fransa’nın Paris Saint Germain isimli kulübünün Neymar transferine 222 milyon euro ve yine aynı kulübün Mbappe transferine 180 milyon euro harcayabilmesi hangi denge içinde değerlendirilebilir?

FFP ortaya çıkış amacıyla yerinde bir uygulamadır. Gerek kulüplerin mali sorunlarını çözmek, gerekse de mali açıdan sınırı aşan takımları düzene sokmak amaçlanmıştır. Fakat az önce verdiğimiz örnekte olduğu gibi Paris Saint Germain takımının yaptığı yüksek bonservisli oyuncu transferleri FFP’ nin kuruluş amacına uyuyor mu? Eğer takımınızı bir milyarder satın almış ise istediğiniz gibi at koşturabilirsiniz anlamını mı çıkarmamız gerekiyor? FFP gerekli bir uygulama ancak meydana gelen bu ayrıcalıklı durumlar uygulamanın işleyişine ters düşmüyor mu? Kulüplerin ve bu kulüplere gönül vermiş insanların adalet duygusunu törpülemiyor mu? Bunun değerlendirmesini de siz değerli okuyucumuza bırakıyoruz.

Mehmet TOPAK – Ahmet Salim AĞÇALI

And Dergi 4. sayısında yayımlanmıştır.

KAYNAKÇA
1-PİLAGETOR. (2019.10 OCAK) Finansal Fair Play Nedir? Uyulması Gereken Kurallar Neler?
https://onedio.com/haber/finansal-fair-play-nedir-uyulmasi-gereken-kurallar-neler-856824 adresinden alındı
2-ŞEN, Ç.S. (2014,11 ARALIK) Finansal Fair Play nedir? Uyulması Gereken Kurallar Neler?
https://tr.eurosport.com/futbol/finansal-fair-play-nedir-uyulmasi-gereken-kurallar-neler_
sto4509997/story.shtml adresinden alındı

Son Yazılar: