Karmaşaya Düzen Getirme Çabası: Sapiens’in Işığında Siyasetin Rolü ve Kökeni

SAPIENS IŞIĞINDA

           Bizi diğer canlılardan  ayıran şey nedir? Harari, yetmiş bin yıl önceki atalarımız hakkında bilmemiz gereken en önemli şeyin önemsiz hayvanlar olduğunu söylüyor. Bugün tam tersine, gezegeni biz kontrol ediyoruz. Peki bu aşamaya nasıl geldik?

           Günümüzdeki kanının aksine, bu sorunun cevabını bireysel değil toplumsal seviyede aramalıyız. İnsanlar diğer memelilerin hatta tarihin derinliklerine gömülmüş diğer insan türlerinin çoğundan bireysel seviyede çok daha zayıf denilebilir.

           İnsanoğlunu bu güne getiren özelliği karmaşık planlar yapabilme ve onu topluca uygulamaya koyabilme yeteneğidir… Harari’ ye göre gezegeni yönetiyoruz çünkü aynı anda büyük gruplar halinde ve uyumlu şekilde ortaklık kurabilen tek tür biziz. Bireysel türde ortaklık kuran memeliler büyük gruplar oluşturamazlar, büyük gruplar oluşturulabilen arı ve karınca gibi türlerin ise birey bilinci yoktur.

            İnsanlık tarihindeki büyük başarılar bireysel yeteneklere dayalı değildir. Büyük gruplar olarak uyumlu hareket etmeye dayalıdır. Bu yetenek birbirimizi hiç tanımadan büyük işbirlikleri gerçekleştirmemize olanak sağlıyor.

          Peki bunu nasıl başarabildik? Bu sorunun cevabı bilişsel yeteneklerimizden olan hayal gücümüzde gizli. İnsanlar gerçekliğin üzerinde kurgular yaratabilip, bunlara inanabilme ve inandırabilme yeteneğine sahip tek canlı. Bu kavramları herkes kabul ettiği sürece birlikte çalışabiliyoruz. Örneğin: Para, devlet, insan hakları, şirketler, kanunlar vb.

           Tüm diğer hayvanlar, haberleşirken sadece gerçeği tanımlarlar. İnsanlar aynı zamanda yeni gerçeklikler ve uydurma gerçeklikler yaratırlar. Bu birlikte kurduğumuz kurgulara inandığımız sürece aynı kalıpları, kural ve değerleri benimseriz ve iş birliği yapabiliriz. Kısaca dünyayı yönetiyoruz. Çünkü somut gerçekliği ve onun üzerine inşa ettiğimiz soyut gerçekliği aynı anda yaşıyoruz

SOMUT VE SOYUT GERÇEKLİK

           Somut gerçeklik, diğer tüm canlı veya cansız varlıklar ile paylaştığımız gerçeklik. Bu gerçekliği fen bilimleri ile inceliyoruz.

          Soyut gerçeklik, ise sadece bizi biz yapan bilişimizde yarattığımız gerçeklik. Bin yıllardır karşılaştığımız her türlü soruna ürettiğimiz çözümlerin toplamından oluşuyor. Bir nevi adına insanlık dediğimiz sanat eseri… İnsanların bilişinde ortaklaşa paylaştığı bir üst benlik. Bizden önce gelen her medeniyet bu sanat eserinin üstüne birer tuğla ekledi. Şu anki yaşayanlar olarak bizden önce gelenlerin oluşturduğu bu piramidin tepesinde yer alıyoruz. Bayrak taşıyan medeniyet her zaman değişse de her gelen medeniyet kendini öncekinin üzerine inşa ediyor. Bu gerçekliği sosyal bilimler ile inceliyoruz. Harari, bu kurguların toplamı için kitabında kültür demeyi tercih ediyor. Fakat ben kültür kelimesinin tüm insanlık birikimini karşılamadığı görüşündeyim. Kültürler soyut gerçekliğin sadece bir kısmını oluşturuyor. Fakat soyut gerçekliğin kuralları doğa yasaları gibi kesin ve net değil, dinamik ve çelişkiler ile dolu.. Bu çelişkilerin ve yeni sorunların çözümleri ise bize değişimi/dönüşümü getiriyor.

  ENES UTKU ÖZDEM

And Dergi 5. sayısında yayımlanmıştır.

Kırlangıca dair: Yoz damdan bozma yirmi sene Ve fakülte, deprem, şair Kıvılcım. . Sonrasını masalarda anlatmadan önce Masaların sağır diplerine ...
Daha Fazlasını Oku
Bir toplumda kan, kan ile israf edilmişse Mezarlığın yabancısı değilse fikirler Savaş görmüş biz azınlıklar için sadece Ama sadece ölü ...
Daha Fazlasını Oku
Hukuk fakültesi sıralarından geçmiş olan herkes çok iyi bilir. Hukuka giriş dersinde hukukun ne olduğunun tanımı yapılırken daha büyük çerçevede ...
Daha Fazlasını Oku