Parlamento Çalıştayı 2018 Sonuç Raporu

Giriş


Türk Hukuk Enstitüsü Adana Şubesi Gençlik Komisyonu , Çukurova Hukuk Kulübü , Galatasaray Hukuk Kulübü ve AND dergisi tarafından 30 Nisan 2018 tarihinde Çukurova Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Avukatlık Kanunu” konulu Parlamento Çalıştayı yapılmıştır.

Çalıştayın Amaçları

Mevcut uygulanmakta olan Avukatlık Kanunu 19 Mart 1969 yılında kabul edilmiş ve aynı yıl içerisinde Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Yapılan kanunların asıl amacı toplumun huzurunun tesis edilmesi ve elbette ki kamu düzeninin sağlanmasıdır. Ancak mevcut bazı kanunlarımız, örneğin; Amme Alacaklarının Usulü Hakkındaki Kanun, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gibi kanunlar çok eski olmasına rağmen toplumun ihtiyaçlarını halen karşılamaktadır. Ancak mevcut olan Avukatlık Kanunu’nda tarihi itibari ile de içerik itibari ile de artık güncele hitap etmediği ve yeterli olmadığından dolayı bir değişiklik ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Özellikle artan hukuk fakülteleri ve mezun sayılarıyla birlikte kalitenin de düşmesi ortaya bir ne yapılması gerektiği sorunsalını ortaya çıkarmıştır. Ve bu sorunsal bir “Avukatlık Stajı Sınavı” ile gündeme alınmış ve değerlendirme ihtiyacı duyulmuştur. Ve akabinde bu stajın içeriği ve staj süreci incelenmiş, staj süreci boyunca bir sınav sistemi geliştirilerek eleme usulü şeklinde yetkinlik oluşturma amaçlanmıştır. Staj süreci boyunca stajyer kişinin ekonomik durumu ve öğrencilik durumunun da bitimi göz önüne alınarak bu kişiler için bir maaş sağlanması ve bu maaşın verileceği kuruluşun belirlenmesi amaçlanmıştır.

Çalıştayın Çalışma Sistemi

Farazi bir parlamento oluşturulacağı için de bu parlamentonun işleyişi konusunda bir iç tüzük hazırlanmıştır. Bu iç tüzük çerçevesinde kalınmış ve Avukatlık Kanunu’ndaki değişiklik de bu iç tüzükteki kurallara göre teklif edilmiştir. Teklif edilmesinden itibaren farazi olarak kanun teklifine karşı belirlemiş olduğumuz düşüncelere göre oluşturulan siyasi partilerin de destekleri ile kanun teklifi kendi iç tüzüğümüzde belirtilen Anayasa ve Adalet Komisyonuna gitmiş ve görüşülmeye başlanmıştır. Anayasa ve Adalet Komisyonunda kanun teklifi görüşülürken aynı zamanda farazi siyasi partiler de grup toplantıları yapmış ve kanun teklifinin eksik noktalarının ortaya çıkması, teklifin daha da iyileştirilmesi amacıyla görüşmeler yapmıştır. Komisyonda gerekli görüşmeler sağlandıktan sonra Kanun oylanması için TBMM Genel Kurulu’na gönderilmiştir.

İçerik

2018 yılının ikinci yarısında gerçekleştirdiğimiz Avukatlık Kanunu değişikliğini içeren Meclis Simülasyonu Çalıştay Sonuç Raporu üç ana başlık etrafında toplanmıştır. Bunlar:
Madde1-) Avukatlık stajına başlama sınavı
Madde 2- ) Stajyer Avukatlara Merkezi Maaş Sistemi
Madde 3- ) Hukuk Fakülteleri sayıları, kontenjanları ve eğitim kalitesidir.

Bağımlı sonuç olarak ‘’Avukatlık Stajına Başlama Sınavı’’ ve ‘’Stajyer Avukatlara Merkezi Maaş Sistemi’’ başlıkları dikkat çekse de çalıştay aşamasında bu bağımlı sonuçlara etmen olarak bir bağımsız etmen de (hukuk fakülteleri sayıları, kontenjanları ve eğitim kaliteleri) çalıştayın ana gündem maddeleri arasında yer almıştır.

Değişikliğe Konu Olan Maddeler ve Gerekçeleri

Madde 1-) Avukatlık stajına başlama sınavı;

Parlamento çalıştayımızın ana gündem maddelerinden birini oluşturan avukatlık stajına başlama sınavı çalıştay aşamasında da tartışma grupları arasında da en çok görüşülen ve konuşulan başlık olmuştur. Çalıştay sonucunda oluşan sınav sistematiği konusunda tartışma grupları arasında kısmen bir mutabakat sağlanmıştır. Genel anlamda sınav sistematiği Avukatlık Stajına Başlama Sınavı ile başlamıştır. Bu sınav çoktan seçmeli olmakta, içeriği hukuk bilimi (%70) ve hukukun ilişkili olduğu sosyal bilimlerden (%30) oluşmaktadır. Bu çoktan seçmeli staja başlama sınavında da geçme notu 70 olarak belirlenmiştir. Staja başlama noktasında çoktan seçmeli bir sınavın uygulanması ve içerik konusunda mutabakat sağlanmasına rağmen staj sonuna konulan staj bitirme tezinde ise muhalefet gruplarının güçlü anti tezlerine maruz kalınmıştır. Oluşan kanun taslağında ‘’staj bitirme tezi’’ var olmasına rağmen bu madde iktidarın çoğunluğu sayesinde yerini almıştır. Tartışmalı bir diğer madde ise Staja Başlama Sınavı’nın içeriği ve bu sınavı geçme notudur. Bu madde ise muhalefet grupları arasında da görüş ayrılığı oluşturmuştur. Nitekim bu konuda staj bitirme tezine oranla daha güçlü bir mutabakat sağlanmıştır. Özellikle içerikte temel bilimler olan Türkçe ve Matematiğin olması gerektiğini savunan bir grubun yanında bir de mevcut çoktan seçmeli sınavda geçme notunun da çok yüksek olduğunu savunan bir grup da oluşmuştur.

Avukatlık mesleğini tercih edecek olanların hukuk biliminin gereklerini bilmesi ve ilke edinmesi, nitelikli bir hukukçu olunması bakımından gerek görülmektedir. Bunun yanında hukuk biliminin bir sosyal bilim olması nedeniyle de hukukun süjesini oluşturan insanın da sosyal alan içerisinde nasıl davrandığının bilinmesi de savunma merci bakımından büyük önem arz etmektedir. Avukatın müvekkilini savunurken hukuka ve sosyal bilimlere hakim olması belki de müvekkilinin yanlış veya haksız bir karara kurban gitmesini de önleyecektir. Böyle bir sınavın getirilmesi elbette ki fakültelerin de belli bir düzen ve sistem içerisinde ders vermesini sağlayacak ve avukat olmak isteyecek hukuk fakültesi öğrencilerini bu yönde yetiştirmeleri için de fakültelere bir referans teşkil edecektir. Hızla artan hukuk fakültesi mezunlarının istihdam edilebilmesi de için de eleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Sınav bu durum için de bir çözüm getirecektir. Avukatlık mesleğinin hukuk fakültesi mezunları tarafından deyim yerindeyse “cepte meslek” olması şeklinde düşünülmesi, garanti meslek olarak görülmesi şüphesiz ki avukatlık mesleğine yapılacak yatırımları da düşürmektedir. Bu nedenle de nitelik bakımından zayıf avukatlar ortaya çıkmaktadır. Elbette ki avukatların gereği gibi müvekkilini savunamadığı durumlarda, hakkı olanın haklıya teslim edilemediği zaman toplum içerisinde adalete güven ilkesinin de zarar gördüğü, yozlaştığı da söylenebilir.

Madde 2-) Stajyer Avukatlara Merkezi Maaş Sistemi

Parlamento çalıştayımızın diğer gündem maddelerinden biri ise “stajyer avukatlara verilecek maaş” konusunu içermektedir. Günümüz hukuk problemlerinden biri olan bu maddenin ise aslında yanında stajyer çalıştıran avukatlardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Çünkü staj süreci meslek + eğitim şeklinde düşünüldüğü için stajyer bir çalışan muamelesi görmemektedir. Ne yazık ki bu staj sürecinde hala bir eğitim alma durumu bulunması rağmen aslında bir meslek ve lisans mezunu bir kişi olması itibariyle yaptığı işlemlerle bir kazanç hakkı da bulunmaktadır. Ne yazık ki avukat meslektaşların stajyerlere bu kazanç hakkını sağlamaması bir avukatlık staj döneminde stajyere ekonomik sorun oluşturmaktadır. Çalıştay döneminde bu maddenin tespiti yanında stajyer çalıştıran avukatların bu
kazanç hakkını sağlanmaması üzerine bizde bu kazancın yine o avukatlardan vergilendirme tipi bir usul ile TBB pul, harç, aidat vb. ücretlerinin arttırılması ile bütün faal çalışan avukatlara mal ederek stajyer avukatlara karşı olan sorumlulukların bütün meslek mensuplarına dağıtılması sonucunda TBB tarafında asgari ücret seviyesinde staj boyunca verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu çözüm ile stajyer avukatların mevcut sorunu bütün meslek mensupları tarafından müşterek bir şekilde çözülerek aynı zamanda meslek kültürü anlamında da bir devamlılık ve yetiştirme mantığı oturmaktadır. Bu konun amacı olan maaş noktasında mutabakat bulunmasına rağmen maaşın yargının diğer mensupları olan stajyer hâkim-savcılara nazaran düşük olması, verilme şeklinde usul ve çözüm tartışma konusu
olmuştur. Bu konuda savunma makamının meslektaş olduğu diğer yargı görevleri olan hâkim savcılar ile staj döneminde aynı maaşı almaları gerektiği savunulmuştur. Ve yine aynı zamanda maaşın TBB tarafından verilmesi de bir tartışma noktası olmuş kanun teklif metninde olduğu gibi Devlet tarafından verilmesi de savunulan düşünceler arasında yer almıştır.

Buradaki temel amaç ise stajyer avukatları, avukatların inisiyatifine bırakmamaktır. Stajyer avukatlar da artık meslek hayatı içerisinde yer aldıkları için de çeşitli harcama ve giderlere sahip olacaklardır. Kendi geçimlerini sağlamak amacıyla da kurum tarafından belli bir ödenek sağlanması önem arz etmektedir. Bunun yanında hakimlik-savcılık mesleğini seçmiş olan kişilerin staj dönemi içerisinde ücret almaları ancak stajyer avukatlara böyle imkanın sağlanmaması da eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Her ne olursa olsun bu durum, ilerleyen zamanlarda da stajyer avukatlar bakımından adalet sistemini olumsuz etkilemektedir.

Madde 3- ) Hukuk Fakülteleri sayıları, kontenjanları ve eğitim kalitesi

Ülkemizde son yıllara bakıldığında çok sayıda özel üniversitenin açıldığı gözlemlenmektedir. Herhangi bir plan ve program dahilinde olmadan açılan bu üniversiteler çok ciddi boyutta akademik camiayı bir eğitim endüstrisine çevirmektedir. Tabii ki de bu çıkarımlarımız çok ciddi anlam kalitesini kanıtlamış özel üniversiteleri kapsamamaktadır. Özellikle bu kazanç mantığı ile bilim üretmekten yoksun üniversitelerin hedef fakülteleri açılmasında çok ciddi bir kıstas olmayan Hukuk Fakülteleri oluşturmaktadır. Son dönemlerde de görüldüğü üzere açılan Hukuk Fakültelerindeki ciddi artış hukuk mensubu mesleklerde ciddi bir yığılmaya yol açmıştır. Özellikle gelecek dönemlerde bu ciddi artışın
bir istihdam sorunu oluşturması durumu zaten bu çalıştayımızın ortaya çıkış nedenini oluşturmaktadır. Bugün bakıldığında aslında artan bu fakültelerin ilk aşamalarda ülkenin ihtiyacı olduğu hukuk mensubu mesleklerin ihtiyacını karşılamıştır. Fakat bu artış bir planlama ve programlama dahilinde olmadığı için ülkede bu bir endüstriyel bir mantığa bürünmesi de özellikle adalet, hak arama duygusu ve hukuk olguları üzerinde de ciddi erozyonlara yol açabilmektedir.
Özellikle bu plansız artış fakültelerdeki akademik kadro yetersizliği ile birleşince birde bunu çok yüksek kontenjanlı sınıflarda eklenince ortaya ciddi boyutlara varan bir hukuk eğitimi sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu madde esasen çalıştay sürecinde hedeflenen bir sonuç olmasa da çalıştayın doğal atmosferi içerisinde savunma makamı sorunlarının da temelini oluşturmaktadır. Yetersiz ve ihtiyaç fazlası hukukçu herhangi bir elemasyondan da geçmemesi üzerine bu eğitim sorununu en büyük yansımalarını özellikle Avukatlık mesleği yaşamaktadır.

Türkiye’de hukuk bölümüne büyük bir ilgi bulunmaktadır. Bu ilginin altında ise genç nesildeki idealizm, toplum içerisinde çok konuşulması, meslek olanaklarının çok olması gibi nedenler yatmaktadır. Bu nedenler genç neslin hayatını idame ettirebilmesi için gereken nedenlerle benzerlik taşıyınca hukuka talep yoğun bir şekilde artmaktadır. Elbette ki arz-talep meselesi olduğu için de yeni hukuk fakültelerinin de açılması kaçınılmaz olmaktadır. Ancak problem de tam bu noktada ortaya çıkmaktadır. Yeni hukuk fakülteleri demek, yeni öğrenciler dolayısıyla da yeni mezunlar demektir. Sayıların bu denli artması bir nevi hukuk enflasyonuna da sebebiyet verebilmektedir. Gelen talepleri mağdur etmemek amacıyla böyle bir yola gidilmekte ancak bu fazla yük adalet sistemini boğmaktadır. Mezun olmuş avukatlar doğrudan mevcut sistemin bir çarkı olarak kabul ediliyor. Ancak avukatlığa yeni adım atmış bir kişinin de pratik bilgisinin ne denli iyi olduğu durumu da bir sorun barındırıyor. Hukuk fakültelerinde, teorik bilgi odaklı bir sistem bulunmakta ve pratik bilgi neredeyse yok denecek kadar azdır. Teori ile pratik farkı bulunduğu için de genç avukatlar ister istemez zorlanmaktadır. Bu farkın da en aza indirgenmesi gerekmektedir.

Adalet Komisyonunda Kabul Edilen Maddeler ve Mevcut Kanun ile Karşılaştırılması


Mevcut Kanunda 3.Madde;

Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için :
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk
fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden
başarılı sınav vermiş bulunmak,
c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak, d) (Ek : 2/5/2001 – 4667/3 md.;
Mülga: 28/11/2006-5558/1 md.) (1) e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgahı
bulunmak, f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir.

Adalet Komisyonunda Kabul Edilen 3.Madde;

Avukatlık Kanunu’nun 3’üncü maddesine aşağıdaki bentler eklenmiştir:
g) avukatlık stajına kabul için yapılacak yazılı sınavda başarılı olmak,
h) avukatlık stajının sonunda avukatlık mesleğine kabul için kurul tarafından başarılı kabul edilecek
bir tez yazmak.

Mevcut Kanunda 15.Madde;

Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk altı ayı mahkemelerde ve
kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde
yazılı hizmette geçen süreler de dahildir.) bir avukat yanında yapılır.
Stajın hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne surette yapılacağı yönetmelikte gösterilir.

Adalet Komisyonunda Kabul Edilen 15.Madde;

Avukatlık Kanunu’nun 15. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Avukat stajyerlerine staj süresi boyunca bakanlıkça belirlenecek o takvim yılındaki asgari ücret
miktarı tutarınca ücret ödenir. Ödenen bu ücret TBB tarafından karşılanır.
Mevcut Kanunda 16.Madde;
3 üncü maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı koşulları taşıyanlardan, stajyer olarak sürekli staj
yapmalarına engel işleri ve 5 inci maddede yazılı engelleri bulunmayanlar, staj yapacakları yer
barosuna bir dilekçe ile başvururlar.
Adalet Komisyonunda Kabul Edilen 16.Madde;
Avukatlık Kanunu’nun 16.maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

3. maddenin a,b,f ve g bentlerindeki şartları taşıyanlardan, stajyer olarak sürekli staj yapmalarına
engel işleri ve 5. maddede yazılı engelleri bulunmayanlar staj yapacakları yer barosuna dilekçe ile
başvururlar.

Mevcut Kanunda 28.Madde;
(Yeniden düzenleme : 2/5/2001 – 4667/17 md.; Mülga: 28/11/2006-5558/1 md.)(1)

Adalet Komisyonunda Kabul Edilen 28.Madde;
Avukatlık Kanunu’nun mülga 28. maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Avukatlık stajına kabul sınavı
28- (1) Avukatlık stajına kabul için adaylar Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak veya ÖSYM gibi
uygun görülecek bir kuruma yaptırılacak yazılı sınava girmek ve bu sınavdan 100 üzerinden en az 70
puan almak zorundadır.
(2) Sınavın yüzde 20’sini sosyal bilimlerin hukukla ilgili alanlarından yüzde 80’ini ise hukuk bilgisinin
ölçülmesi için uzmanlar tarafından hazırlanan sorular kapsar.
(3) Sınav yılda en az 2 defa yapılır. Sınavların yapılmasında fakültelerden mezuniyet ve aday
yoğunluğu gibi hususlar dikkate alınır.
(4) Bu kanunun 3. maddesinin a,b,f bentlerinde düzenlenen şartları taşıyanlar staja kabul için
yapılacak sınava girebilirler.


Mevcut Kanunda 29.Madde;
(Yeniden düzenleme : 2/5/2001 – 4667/18 md.; Mülga: 28/11/2006-5558/1 md.) (1)

Adalet Komisyonunda Kabul Edilen 29.Madde;
Avukatlık Kanunu’nun mülga 29 maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir
Avukatlık mesleğine kabul tezi
29- (1) Staj süresini bitirmeye engel teşkil etmeyecek şekilde geçiren stajyer avukatların avukatlık
mesleğine kabul edilebilmeleri için staj bitiminde istedikleri bir hukuk alanında tez yazmaları ve bu
tezlerin de staj yaptıkları barolar tarafından belirlenecek kurullarca başarılı kabul edilmesi şartına
bağlıdır.
(2) Yazdıkları tezin başarısız bulunması durumunda stajyerler belirli aralıklarla iki kez daha tez
düzeltme hakkı kullanabilirler bütün haklarında da başarısız olan stajyerlerin staj süreleri mensubu
olduğu baro tarafından 3 ay uzatılır.

PARLAMENTO ÇALIŞTAYI KİŞİSEL KAZANIMLAR:


◦ TBMM iç tüzüğü ve işleyiş hakkında bilgi sahibi olundu.
◦ Kanun tasarısı ile kanun teklifi arasında farkların ne\neler olduğu, kanun teklifinin nasıl verileceği ve
kanunlaştırma aşamaları tanındı.
◦ Siyasi partilerinin işleyişinin, meclis içerisindeki görevleri ve siyasi parti yapılanmasının içeriği
öğrenildi.
◦ Verilen kanun tekliflerinin TBMM komisyonlarında nasıl görüşüldüğü ve komisyon çalışmalarının
(muhalefet şerhi, değişiklik önergesi) neler olduğu öğrenildi.
◦ Avukatlık kanununun incelenmesi neticesinde avukatlık mesleğiyle ilgili normlar öğrenildi.